AnkaraTürkiye‘nin başkenti ve en kalabalık ikinci ilidir. Nüfusu 2020 itibarıyla 5.663.322 kişidir. Bu nüfus; 25 ilçe ve bu ilçelere bağlı 1425 mahallede yaşamaktadır. İl genelinde nüfus yoğunluğu 215’tir.

Nüfuslarına göre şehirler listesinde belediye sınırları göz önüne alınarak yapılan sıralamaya göre dünyada ise elli yedinci sırada yer almaktadır. Coğrafi olarak Türkiye’nin merkezine yakın bir konumda bulunur ve Batı Karadeniz Bölgesi’nde kalan kuzey kesimleri hariç, büyük bölümü İç Anadolu Bölgesi’nde yer alır. Yüz ölçümü olarak ülkenin üçüncü büyük ilidir. Bolu, Çankırı, Kırıkkale, Kırşehir, Aksaray, Konya ve Eskişehir illeri ile çevrilidir.

ANKARA’NIN KISA TARİHİ Ankara ilk çağlardan itibaren, farklı medeniyetlerin hüküm sürdüğü bir  coğrafya ve sürekli bir yerleşmeye sahne olan bir kent…  Bugünkü Ankara kentinin kapladığı bölge ve çevresinde yapılan araştırmalar sonucundaki arkeolojik buluntular, Paleolitik dönemden başlamak üzere, Neolitik ve Bakır Çağı boyunca bölgede devam eden toplu yaşamın kültür değerleri olarak kabul edilmişlerdir.  Dolayısıyla şehrin yerleşik düzeni çok eskilere dayanmaktadır fakat bütün arkeolojik bulgulara rağmen şehrin kim tarafından ve ne zaman kurulduğu kesin olarak bilinmemektedir.

Ankara ve çevresinin Hititler tarafından ele geçirildiği ve bölgede yerleşik düzene geçtikleri düşünülmektedir.  Mürted ovası yakınında Bitik’te bir Hitit yerleşmesi saptanmış ve yapılan kazıda eski Hitit dönemine ait bir yerleşim yeri açığa çıkarılmıştır. Ayrıca, Ankara’nın 60 km güneybatısındaki Gavurkale kalıntıları da Hitit döneminin izleri olarak karşımıza çıkmaktadır.

Hititlerden sonra bölgeye, Frigler hakim olmuştur. Kentteki ilk önemli yerleşmenin Frigler döneminde olduğu tahmin ediliyor. Eski çağ kaynaklarında, efsanelerde, Ankara’nın kurucusu olarak Frig Kralı Midas kabul edilir.  Frigler, bölgeye “gemi çıpası” anlamındaki “Ankyra” ismini veriyorlar. Frigler’in başkenti olan Gordion, bugünkü Polatlı ilçesi sınırları içerisinde yer alan Yassıhöyük Köyünde yer almaktaydı.

Friglerden sonra, Ankara ve çevresi, Lidyalıların eline geçmiştir. Lidyalılardan sonra bölgede, Persler egemen olmuştur.  Lidya ve Pers döneminde, “Ankyra”ya  ilişkin bilgilerimiz sınırlı olsa da, dönemin tamamına ilişkin bilgiler, Ankara’nın önemini göstermektedir. Pers Kralı I. Dareios döneminde yapılmış “Kral Yolu”nun Ankara’dan geçmesi, kenti ticari ve askeri açıdan önemli merkezlerden biri haline getirmişti.

Makedonya Kralı Büyük İskender’in Doğu’ya yaptığı seferler sonucunda bölgede, Persler’den sonra Makedonyalılar hakimiyet kurar. Kaynaklarda, İskender’in, Gordion şehrinden geldiği ve bir süre bölgede ikamet ettiği belirtiliyor.

M.Ö. III. yüzyılda yöreye, Galatlar yerleşir. Ankyra, Galat akıncılarının bir boyu olan Tektosagların başkenti olur.

Roma İmparatoru Augustus’un M.Ö. 25’te,  Galatya’yı Roma egemenliği altına alması üzerine, Ankyra, Roma’nın eyaleti Galatya’nın başkenti olmuştur. Bu süreçte, bölge, önemli askeri bir üs haline gelir.

Roma İmparatorluğu’nun ikiye bölünmesinden sonra kent,  Doğu Roma İmparatorluğu’nun sınırları içerisinde kalmıştır. Ankara, Bizans döneminde de askeri ve lojistik önemini korumuştur. Bizans döneminde, birçok hakimiyet mücadelesine sahne olan Ankara, çeşitli hakimiyet kurma girişimlerine rağmen 1073’e kadar Bizanslıların hakimiyeti altında kalmıştır.

Selçuklu Hükümdarı Alparslan’ın 1071’de gerçekleşen Malazgirt Meydan Muharebesinde kazandığı zafer ile Türklerin Anadolu’daki kitlesel yerleşimleri başlamıştır. Selçuklular, 1073’te, Malazgirt Zaferinden iki yıl sonra, Ankara’yı feth etmişlerdir. Malazgirt’ten sonra, kent birçok kez Selçuklular, Danişmentliler ve Bizanslılar arasındaki hakimiyet mücadelesine sahne olmuştur. Sultan Alaeddin Keykubat’ın hüküm sürdüğü dönem, Selçukluların en parlak devridir ve kentbu dönemde, büyük imar çalışmalarına sahne olmuştur.

Moğolların Anadolu’yu istilasının ardından, 14. yüzyıl başlarında kent İlhanlıların hakimiyeti altına girmiştir.  Kent, Osmanlılar’a geçmeden önce bir süre Ahiler tarafından yerel bir yönetimle yönetilmiştir.  Selçuklu Beyleri arasındaki güç savaşları ve Haçlı Seferleri sebebiyle sekteye uğrayan Türkleşme sürecinde önemli rol oynamışlar ve başta Ankara olmak üzere, Anadolu’nun Türkleşmesine katkıda bulunmuşlardır. 

Nihayet, Osmanlı topraklarına dahil olan Ankara,  bu dönemde de, sınır kenti işlevini sürdürmüştür.

Kentin “Ankyra” adı, İslami devirlerde “Engürü” ve “Angora” biçimlerinde karşımıza çıkarken,  kent, 1402 yılında Çubuk Ovasında yapılan Ankara Savaşı’na sahne olmuş ve Ankara bir süre Timur kuşatması altında kalmıştır. Timur’un  Anadolu’dan ayrılışından sonra, Mehmet Çelebi, Fetret Devri’nin sonunda padişahlığını ilan edince, Ankara’yı tekrar Osmanlı egemenliği altına almıştır.

Balkan Savaşı ve I. Dünya Savaşı sonrasında güç kaybeden Osmanlı Devleti’nin merkezinin İstanbul’da kalması tehlikeli görülerek başkentin Anadolu’da başka bir kente taşınması konusu gündeme gelmişti. 27 Aralık 1919’da Mustafa Kemal Paşa ve Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Heyeti Temsiliyesi, Ankara’ya gelerek bir tebliğ ile tüm mebuslara toplantının Ankara’da yapılacağını duyurmuştu.

23 Nisan 1920 tarihinde kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisi, hükümet merkezini Ankara olarak ilan etmişti ve Ankara, İstiklal Savaşı’nın idare edildiği bir merkez haline gelmişti. 13 Ekim 1923’te çıkarılan kanun ile Ankara resmen yeni Türkiye’nin yeni başkenti olarak ilan edildi. Böylece kentin bugünkü gelişiminin de önü açılmış oldu.

Milli Mücadele’nin sembol şehri Ankara’da, 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet’in ilanından sonra hızla imar çalışmalarına başlandı. Köklü bir tarihe ve zengin bir kültürel mirasa sahip, pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış bu güzel ve kadim şehir, yapılan ilk imar çalışmalarıyla daha yeni ve farklı bir görünüme kavuşmuş oldu ve bir kent olarak gelişiminin ilk adımları atılmış oldu.


Ankara ile ilgili çok duyduğum şeylerden biri: “Aslında denizi de olsa, Ankara güzel şehir!” Bir denizi eksik belki ama Ankara’da gezilecek yerlerin sayısı hatırı sayılacak kadar çok ve Ankara’nın ruhunu anlamak için sanırım denize de pek gerek yok.

Türkiye’nin başkenti Ankara, sadece başkent olduğundan değil de ruhu olan bir şehir olduğundan seviliyor bence. Bazıları Ankara’yı sadece Ankaralıların sevdiğini düşünse de bu şehre karşı genel bir ilgi olduğu aşikar. O zaman Ankara’da gezilecek yerleri listeleyelim de her gidişimizde bu şehrin farklı yönlerini keşfetmeye devam edelim.

Ankara’da Ziyaret Edilecek İlk Yer: Anıtkabir

İlk cumhurbaşkanımız Mustafa Kemal Atatürk’e ait olan ve Anıttepe’de bulunan bu anıt mezar, genellikle Ankara’ya gelenlerin ziyaret ettiği ilk yer. Anıtkabir, Barış Parkı ve Anıt Bloku olarak iki bölüme ayrılıyor. Anıtkabir’in tasarımı 1 Mart 1941 yılında düzenlenen Serbest Proje Yarışması ile son halini aldı. Hem Türkiye’den hem de dünyadan birçok mimar yarışmaya katıldı. Prof. Emin Onat ve Doç. Orhan Arden’in projeleri seçildi ve 9 Ekim 1944 günü başlayan inşaat 1 Eylül 1953’te bitirildi.

Ankara’da Gezilecek Tarihi ve Turistik Yerler

Evet, Ankara’da deniz manzarası yok ama mis gibi göl manzaraları eşliğinde keyifli pikniklere ev sahipliği yapan alanlar var. Başkent Ankara’nın tarihinden izleri bugüne taşıyan çok özel detaylar, Ankara kaleleri, tapınaklar var. Ankara’da üniversite okuyan öğrencilerin takıldığı caddeler, o caddelere hareket katan eğlenceli mekanlar var. Beypazarı var, Samanpazarı var, Ankara’nın simgelerinden biri haline gelen Atakule var… Ankara’da keşfedecek çok yer var. O zaman aşağıdaki listeye göz atmakta kesinlikle fayda var!

  • Ankara Kalesi
  • Hamamönü Mahallesi
  • Augustus Tapınağı
  • Roma Hamamları
  • Beypazarı
  • Jülien Sütunu
  • Ankara Bağ Evi
  • Pirinç Han
  • Samanpazarı
  • Kızılay Meydanı ve Tunalı Hilmi Caddesi
  • Duatepe Anıtı
  • Estergon Kalesi
  • Kalecik Kalesi
  • Atakule
  • Akköprü

Ankara’nın Park ve Bahçeleri

Listeyi incelediğinizde göreceğiniz gibi Ankara’da keyifle vakit geçirebileceğiniz park ve bahçelerin sayısı da oldukça fazla. Ankara’daki milli parkları ziyaret etmeyi, kış turizmi açısından öne çıkan Elmadağ Kayak Merkezi’nde vakit geçirmeyi, Eymir Gölü ya da Mogan Gölü kıyısında piknik yapmayı, kitabınızı alıp beğendiğiniz bir parkta yayılarak okumayı, Nallıhan Kuş Cenneti’ni gezmeyi unutmayın. Listedeki diğer yerlere de mutlaka göz atın.

  • Mogan Gölü
  • Eymir Gölü
  • Mavi Göl (Bayındır Barajı)
  • Kuğulu Park
  • Harikalar Diyarı
  • Göksu Parkı
  • Gençlik Parkı
  • Dikmen Vadisi Park
  • Çansera Parkı
  • Anfa Altınpark
  • Yıl Parkı
  • Abdi İpekçi Parkı
  • Ankara Botanik Parkı
  • Seğmenler Parkı
  • Güvenpark
  • Kurtuluş Parkı
  • Ahlatlıbel Tesisleri Parkı
  • Nallıhan Kuş Cenneti
  • Aqua Vega Akvaryum
  • Keçiören Evcil Hayvanlar Parkı
  • Lozan Parkı
  • Portakal Çiçeği Parkı
  • Cemal Süreya Parkı
  • Elmadağ Kayak Merkezi
  • Tuz Gölü
  • Çamkoru Tabiat Parkı
  • Çubuk Karagöl Tabiat Parkı
  • Güdül Sorgun Tabiat Parkı
  • Şahinler Tabiat Parkı
  • Eğriova Tabiat Parkı
  • Kelebekler Vadisi Tabiat Parkı
  • Tekke Dağı Tabiat Parkı
  • Aluçdağ Milli Parkı
  • Soğuksu Milli Parkı
  • Sakarya Meydan Muharebesi Tarihi Milli Parkı

Ankara Müzeleri

Ankara’nın Devlet Resim ve Heykel Müzesi, Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Atatürk ve kurtuluş Savaşı Müzesi gibi birçok müzesini zaten birçoğumuz duymuş hatta ziyaret bile etmişizdir. Derinlere indiğimizde ise Ankara’da daha görecek çok yer olduğu ortada.

Ankara’daki müzelerin listesini oluşturmaya karar verdiğimde inanın bu kadar fazla müze olacağını düşünmemiştim. Hatta aşağıdaki listenin eksikleri bile olabilir. Yine de araştırdıkça ve farklı müzeler buldukça iyice dikkatimi çekmeye başladı.

Türkiye’nin ilk anatomi müzesi olarak öne çıkan Ankara Veteriner Anatomi Müzesi, bölgenin kültürel değerlerinin yarınlara aktarılmasını amaç edinen etkinlikler düzenleyen Beypazarı Yaşayan Müze, sadece ismiyle bile dikkatleri üzerine toplayan Somut Olmayan Kültürel Miras Müzesi… Böyle ilgi çekecek detaylara sahip daha birçok müze var Ankara’da. Siz de aşağıdaki listeyi inceleyerek Ankara’da geçireceğiniz zaman içinde hangi müzeleri gezeceğinize karar verebilirsiniz.

  • Anıtkabir
  • Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi
  • Anadolu Medeniyetleri Müzesi
  • Ankara Etnografya Müzesi
  • Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi
  • Cumhuriyet Müzesi (II. TBMM Binası)
  • MTA Tabiat Tarihi Müzesi
  • Ulucanlar Cezaevi Müzesi
  • Ankara Kurtuluş Savaşı Müzesi (I. TBMM Binası)
  • Gordion Antik Kenti Müzesi
  • Türk Hava Kurumu Müzesi
  • PTT Pul Müzesi
  • TCMB Para Müzesi
  • Erimtan Arkeoloji ve Sanat Müzesi
  • Çengelhan Rahmi M. Koç Müzesi
  • ODTÜ Bilim ve Teknoloji Müzesi
  • ODTÜ Arkeoloji Müzesi
  • Ankara Roma Hamamı
  • Meteoroloji Müzesi
  • TRT Yayıncılık Tarihi Müzesi
  • Gökyay Vakfı Satranç Müzesi
  • Ziraat Bankası Müzesi
  • Vakıf Eserleri Müzesi
  • Altınköy Açık Hava Müzesi
  • CerModern
  • Mehmet Akif Ersoy Müze Evi
  • TCDD Açık Hava Buharlı Lokomotif Müzesi
  • MKE Sanayi ve Teknoloji Müzesi
  • Somut Olmayan Kültürel Miras Müzesi
  • Altın Köşk Müzesi
  • Pembe Köşk
  • Ankara Üniversitesi Oyuncak Müzesi
  • Çankaya Müze Köşkü
  • Ali Kuşçu Gökbilim Merkezi
  • Atatürk Orman Çiftliği Müze ve Sergi Salonu
  • Beypazarı Tarih ve Kültür Müzesi
  • Beypazarı Yaşayan Müze
  • Veteriner Anatomi Müzesi
  • Türkiye Barolar Birliği Hukuk Müzesi
  • Jandarma Müzesi

Ankara’nın Tarihi Camileri

Kocatepe Camii

Türkiye’nin başkenti Ankara’nın tarihi ve turistik yerler açısından oldukça zengin olduğunu gördük. Ankara’nın camileri de bu zenginliği korumaya devam ediyor. Ankara’nın manevi merkezleri olan bu camilerin bazıları tarihi bazıları da modern bir mimariye sahip… Ahmet Hamdi Akseki Camisi, Beştepe Millet Camisi ve Melike Hatun camisi Ankara’nın modern camileri arasında.

Ankara’nın tarihi camilerini de incelemek gerekiyor. Şehrin en eski camilerinden olan Cenab-ı Ahmet Paşa Camisi, Osmanlı mimarisinin Ankara’da bulunan örneklerindendir ve mimarı Mimar Sinan’dır. Kurşunlu Cami de klasik Osmanlı mimarisini yansıtır. Hacı Bayram Camii de Ankara’nın en güzel camilerinden biridir.

  • Hacı Bayram Camisi
  • Kocatepe Camisi
  • Arslanhane Camisi
  • Doğramacızade Ali Sami Paşa Camisi
  • Cenab-ı Ahmet Paşa Camisi
  • Ahi Elvan Camisi
  • Ahi Yakup Camisi
  • Karacabey Camisi
  • Ağaç Ayak Camisi
  • Kurşunlu Cami
  • Tacettin Sultan Camisi
  • Hacı Musa Camisi
  • Sarıkadı Camisi
  • Zincirli Cami
  • Çiçekçioğlu Camisi

Ankara’daki Kiliseler

Ankara’nın tarihi boyunca farklı uygarlıklara ev sahipliği yaptığını biliyoruz. İlk olarak Hitiler’in yerleştiği şehre sonrasında Frigyalılar, Lidyalılar, Persler, Galatlar, Bergamalılar, Makedonyalılar ve Romalılar, son olarak da Osmanlı Devleti yerleşti. Farklı medeniyetlerin izlerini taşıyan başkentimizde yer alan kiliseleri aşağıda bulabilirsiniz.

  • Katolik St. Paul Kilisesi
  • Katolik St. Therese Kilisesi
  • Anglikan St. Nicolas Kilisesi
  • Ankara Sinagogu

Ankara Kaplıcaları

Ankaralıların huzur ve dinlence kaçamaklarının vazgeçilmezlerindendir kaplıcalar. Termal kaynaklar açısından oldukça zengin olan ve insana dinginlik veren atmosferleri ile kaplıcalar, tam yorgunluk atma durakları.

  • Ayaş Kaplıcaları
  • Kızılcahamam Kaplıcaları
  • Beypazarı-Dutlu-Tahtalı Kaplıcaları
  • Kapullu Kaplıcası
  • Haymana Kaplıcası

Ankara’nın Sembolleri

Anıtkabir, meclis binası, Kızılay, Atakule, Ankara Evleri, Kalecik karası üzümü şeklinde uzayıp giden bir Ankara’nın sembolleri listesi yapılabilir tabii ki. Ancak listede yer alan ve şehrin sembolü haline gelen bu üç tatlı hayvanın özelliği sadece Ankara’da yaşayan türler olmasıymış. O zaman şehrin sembolü olmayı hak etmişler!

  • Ankara kedisi
  • Ankara keçisi
  • Ankara tavşanı

Ankara’nın İlçeleri

Birçok şiirde ve şarkıda Ankara’dan dokunuşlar yer alıyorsa, bu şehir kesinlikle dikkat çekiyor ve birilerinin içine dokunuyor demektir. Çok sevdiğiniz şairlerin bile bir dönemine tanıklık eden bu şehri daha yakından tanımak isterseniz Ankara’nın ilçelerini keşfetmeli başkentin sokaklarında uzun uzun yürümelisiniz.Akyurt

Altındağ

Ayaş

Bala

Beypazarı

Çamlıdere

Çankaya

Çubuk

Elmadağ

Etimesgut

Evren

Gölbaşı

Güdül

Haymana

Kahramankazan

Kalecik

Keçiören

Kızılcahamam

Mamak

Nallıhan

Polatlı

Pursaklar

Sincan

Şereflikoçhisar

Yenimahalle

No Article rating
0 Reviews
Lütfen bizi değerlendirin ve yorum atmayı unutmayın. Yorumlarınız bizim için önemlidir.
  1. 5
  2. 4
  3. 3
  4. 2
  5. 1
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir