Sizde İngilizce konuşuyorsunuz sanırım! Bakalım siz bu yanlışları yapıyor musunuz? İngilizcede en sık yapılan hataları sizler için bulduk

En sık yapılan İngilizce hataları nelerdir sizler için araştırdık ve güzel bir makale hazırladık. Umarım beğenirsiniz. Beğenmeniz durumunda safanın altındaki sosyal medya butonları ile paylaşabilirsiniz.

Possessives

Serimizin üçüncü yazısında possesive’lerle ilgili yapılan yanlışları inceleyeceğiz.

  • İngilizcede sahiplik belirtmek için çoğunlukla “of” değil “’s” kullanılır.

My brother’s cat (Kardeşimin kedisi)The cat of my brotherMy neighbour’s car (Komşumun arabası)The car of my neighbourHer husband’s ring (Kocasının yüzüğü)The ring of her husband

  • Eğer kelime halihazırda -s ile bitiyorsa sadece kesme işareti eklemeniz yeterli.

My boss’ pen (Patronumun kalemi)The kids’ toys (Çocuklarımın oyuncakları)Melis’ books (Melis’in kitapları)

  • Birleşik adlarda kesme işareti ilk kelimenin sonuna değil tüm kelime grubunun sonuna eklenir.

My mother-in-law’s apartment is old. (Kayınvalidemin dairesi eski.)My mother’s-in-law apartment is old.

  • Sahiplik birden fazla kişi için belirtiliyorsa sadece son kelimeye ’s getirilir.

Ayşe and Ali’s cafe was really cosy. (Ayşe ve Ali’nin kafesi gerçekten samimiydi.)Ayşe’s and Ali’s cafe was really cosy.

NOUNPOSSESSIVEEXAMPLE
ImyMy name is Melis. (Benim adım Melis.)
youyourYour new car is amazing! (Yeni araban harika!)
hehisHe sold his house. (Evini sattı.)
sheherShe broke up with her boyfriend. (Sevgilisinden ayrıldı.)
ititsMy laptop is old, so its performance is not so good. (Laptop’um çok eski. Bu yüzden performansı çok iyi değil.)
weourOur kids are going to school. (Çocuklarımız okula gidiyor.)
theytheirHasan and Melis turned their spare room into a nursery. (Hasan ve Melis kullanmadıkları odayı çocuk odasına çevirdiler.)
MerveMerve’sMerve’s phone number is 506-000-00-00. (Merve’nin telefon numarası 506-000-00-00.)
AliAli’sAli’s favorite food is hummus. (Ali’nin en sevdiği yiyecek humustur.)
the girlthe girl’sThe girls’s clothes are pretty. (Kızın kıyafetleri tatlı.)
parentsparents’My parents’ names are Ali and Zeynep. (Ebeveynlerimin adı Ali ve Zeynep.)
dogdog’sMy dog’s name is Sofi. (Köpeğimin adı Sofi.)
countrycountry’sMy country’s flag is red and white. (Ülkemin bayrağı kırmızı ve beyazdır.)

Double Possessives

Doğru: I am a friend of your son’s. (Ben, oğlunun bir arkadaşıyım.)

Yanlış: I am a friend of your son.

Bu yapı “double possive” ya da “double genitive” olarak adlandırılır. Bu yapı şu şekilde kullanılır:

noun phrase + of + the possesive form of the noun or pronoun

A picture of mine (Benim bir fotoğrafım.)

Some books of John’s (Some books of his) (John’un bazı kitapları)

A cousin of Susan’s (A cousin of hers) (Susan’ın bir kuzeni)

Aşağıdaki cümlelerdeki kullanıma ve anlam farkına dikkatinizi çekmek isteriz:

A picture of my father’s (Fotoğraf babama ait, ancak fotoğrafta babam olmayabilir ya da olabilir. Burada fotoğrafın kime ait olduğu belirtilir.)

A picture of my father (Fotoğrafta babam var. Ancak fotoğraf ona ait olabilir ya da olmayabilir. Sahiplik belirtilmemiş.)

SubjectObjectPossessive adjectivePossessive pronoun
Ime mymine
youyouyouryours
hehim hishis
sheher herhers
ititits
weus ourours
theythem theirtheirs

Listen / Hear ve See / Look / Watch kelimelerini inceleyeceğiz.1. Listen / Hear İngilizce konuşurken çok karıştırdığımız ve birçok durumda birbiri yerine kullanarak yanlış kullanım yaptığımız kelime gruplarından biri: Listen ve Hear Listen ve Hear kullanımı arasında iki temel fark bulunuyor:Listen (dinlemek) devam eden bir aksiyonu, hear (duymak) ise zamanda tek bir anı ifade etmek için kullanılır.

While I was listening to the radio, I heard that there was a hurricane approaching Florida. (Radyoyu dinlerken Florida’ya yaklaşan bir kasırga olduğunu duydum.)(Listening to the radio = devam eden aksiyon / heard that = devam eden aksiyon sırasında tek bir an)Listen kelimesi genelde kasıtlı olarak yapılan aksiyonlar için kullanılırken, hear kazara ya da rastgele gerçekleşen durumları tanımlamak için kullanılabilir.

After I heard my parents yelling at each other, I listened carefully to understand what was going on. (Ebeveynimin birbirlerine bağırdığını duyduktan sonra ne olduğunu anlamak için dikkatlice dinledim.) (Heard my parents = kasıtlı olmayan aksiyon / listened carefully = kasıtlı olarak yapılan aksiyon)***Listen’dan sonra her zaman ‘to’ gelir. Hear’dan sonra ‘to’ kullanılmaz.I’m listening to the radio. (Radyoyu dinliyorum.)I can’t hear you. Could you speak more loudly? (Seni duyamıyorum. Daha yüksek sesle konuşabilir misin?)2. See / Look / WatchSee, Look ve Watch kelimeleri gözle yapılan işler için kullanılır ancak kullanımlarında küçük farklılıklar mevcuttur.Look (bakmak) dikkatinizi bir şeye yönlendirdiğinizi belirtir. Look kelimesi kasıtlı olarak gerçekleşen aksiyonlarla kullanılır ve genelde arkasından ‘at’ gelir. (Look + at + nesne)

Look at the dog – it’s so cute! (Köpeğe bak! Çok şirin!)See (görmek), bir şeyi gözlerinizle algılamak için kullanılır ancak kasıtlı bir aksiyon değildir.I saw a friend from high school while shopping at the mall. (Alışveriş merkezinde alışveriş yaparken liseden bir arkadaşımı gördüm.)Watch (izlemek), gözlerinizi uzun süre ve kasıtlı olarak bir şeyin/yerin üzerinde tutmanızı tanımlayan durumlar için kullanılır. Genelde hareketli objeler ve durumlar için kullanılır.

I’m watching TV. (Televizyon izliyorum.)I watched the latest Friends episode last night. (Dün gece Friends’in en son bölümünü izledim.)

Bu yazılarımız devam edecektir. Bizleri beğendiyseniz paylaşın lütfen.

2.0/5.0 Article rating
1 Review
Lütfen bizi değerlendirin ve yorum atmayı unutmayın. Yorumlarınız bizim için önemlidir.
  1. 5
  2. 4
  3. 3
  4. 2
  5. 1
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir